Şub
Defne koksun yolların
İlginç haber! Şok, şok,şok…
Akşam gazetesinde okuyorum, Defne Samyeli AKP’den önümüzdeki dönem milletvekili adayı olacakmış.
İnternet sitelerinde, habere çok şaşırdım yorumları savruluyor.
Herkes, a aaa olmuş, inanamamış mış.
Defne Samyeli kimdir biliyorsunuz.
Bir güzellik yarışmasının taç sahibi.
Şu anda Ergenekon’dan içeride olan Atatürkçülük duayeni Tuncay Özkan’ın, Türk televizyonlarına kazandırdığı çok değerli haber spikeri.
Atatürkçü, aydın, güzel.
Gevurcası prezantabl olan ve yer yer ve zaman zaman beyaz Türk simgesi olabilecek biri.
Her davette parantez içinde ünlü mimar eşi ile dolanan güzelimiz, parantez içindeki aktif haberciliği bırakıp çok satan, az etkili bir gazetede köşe yazıyor son yıllarda.
Ve şimdi, AKP milletvekili adaylığı ile gündemde.
Gelelim o adaylığa giden süreçte Atatürkçü kimliğinin kurumuş yanlarını budayıp, AKP saflarına uzanan yolun ilginç yol ayrımlarına.
Defne’nin eşi, ünlü mimarımızın, hükümetin işlerine göz dikti iddiaları tabii ki abartı.
Defne’nin eşi, ünlü mimarımız TOKİ tarafından inşaatına devam edilen Seyrantepe’deki stad işini yürütüyor olabilir ve hatta bu iş sayesinde hükümetin içinde iyi ilişkilerde kurmuş olabilir.
Ve fakat, gel gör ki, bunlar konumuzla alakasızdır.
Doğal olarak bu ve benzeri tesadüfler asla ama asla Defne’nin dünya görüşünü etkilemez.
Bizim Defne bu tür olaylara girmez, yolundan sapmaz.
O tamamen, tanımlanamayan yüklemlere ulaşırken, tamlama olarak kullanılan, görülen gerek üzerine, tadında bir AKP sempatizanlığına sahip olmuştur, kuvvetle muhtemel.
Ve görülen gerek, bizim anlayamadığımız bir mevzu olsa gerek.
Hani, Türkiye’nin en etkili gazetelerinden birinin en etkili adamının, O gazetenin çizme sorunsalın da kayıp karikatüristinin olmasının sebebi, benzeşemez bu hikayeyle.
Eş kadrosundan kuvvetlenen, yoluna bakan ve büyüyünce Bakan oğlu pozisyonu kovalayan bir zihniyetle alakası yoktur, bu AKP sevgisinin.
Zaten AKP’nin öyle bir geleneği ve kültürü de yoktur ki.
Defne Samyeli kimdir biliyor musunuz?
Makyavelizm’in Kemalizm’i sollamasına örnek teşkil edecek, yazımına başlanmamış bir hikayenin, baş rolündeki kadının adıdır.
Ve ne yazık ki, yazarın hikayesinde tanımladığı kimlik, baş roldeki kadına dar gelmiştir.
Özetle sırıtmıştır yani, yeni ihaleler peşindeki adam misali.
Büyük Marmara depremi ardından çıkan, yok badici Profesör, yok zıplarken takla atabilen Doçent tarzı tanımlamalarla, zaten korkudan biçare hale gelmiş, birçok yakınını kaybetmiş bir halk ile dalga geçercesine yayınlar vardı, hatırlarsınız.
Sayın Bakan, ama Adalet Bakanlığına bakan Sayın Bakan, yerel seçimler öncesi, tabiat üstü güçlerini kaybedecek olmalarının su yüzüne çıkmasından korkarak açıklıyor da açıklıyor.
İngiltere’de, hani bizde de bir zamanlar rekorlar kıran biri bizi gözetliyor programında, 5-6 sene önce ortaya çıktı, Jade Goody.
Her gün, her saat, her dakika, her saniye, hatta her salise… Dünya kalabalık, gündem yoğun, insanların hayata bakış açısı farklı. Manşetlere taşınan haberler de çeşit çeşit. Herkes kendi penceresinden gördüğü dünyayı yansıtmaya çalışıyor. Böyle olunca bir haber birkaç anlama birden bürünebiliyor. 

